Saniyede 500 Defa Çırpılan Kanatlar

"Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkar edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz." 
(Bakara Suresi, 26)
 

Sinek kanatlarının yaklaşık dakikada 30.000,saniyede 500 kere kesintisiz olarak hareket etmesini sağlayan güçlü mekanizma, yapay olarak geliştirilememektedir. Bir şekilde bu başarılmış olsa bile, sürtünmenin şiddetinden bu mekanizma kısa bir süre sonra yanacaktır. Ama bir sivrisinek, yaşamı boyunca uçtuğu her saniye, kanatlarını bu sıklıkla çırpmakta ve hiçbir sorun yaşamamaktadır. Dahası, bu üstün nitelikli kanatlar ona, yüksek bir hızda, dilediği yöne, dilediği uzunlukta uçma imkanı verirken, aynı zamanda manevra ve iniş yeteneklerini de en mükemmel şekilde gerçekleştirmesini sağlamaktadır. 

Kanatlarını bu hızda çırpabilmek için sivrisineğin çok miktarda oksijene ihtiyacı vardır. Bu nedenle sivrisinek, hemen her hücresine ulaşan özel bir solunum borusuna sahiptir. Bu boru, doğrudan dışarıdaki havaya bağlı olduğundan, hücreler oksijen alışverişini aracı bir madde olmadan yaparlar. Bu özel sistemin sonucu olarak da dakikada binlerce kez kanat çırpan sivrisinek hiç yorulmaz. (Sivrisinek Mucizesi)

Büyüklüğü 1 cm'yi bile bulmayan bir canlıda, saniyede yüzlerce kez çırpacak bir kanat ve bunu mümkün kılacak bir solunum sistemi var etmek Allah'ın hayranlık veren bir sanatıdır. Hiçbir tesadüf, böylesine kompleks bir canlıda, bu mükemmellikte bir mekanizma meydana getirip onu her bir bireyde mükemmel işler hale getiremez. Hiçbir tesadüf, eş zamanlı hareket eden bir çift kanada saniyede 500 kere çırpma imkanı veremez. Bu kusursuz canlının da onun sahip olduğu hayranlık uyandırıcı kanatların da Darwin'in öne sürdüğü gibi tesadüfi aşamalarla meydana gelmesi imkansızdır. Bu eser, Sani olan (sanatçı, nihayetsiz güzellikleri sanatının içinde yaratan) Allah'a aittir.

"Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim var, yerde kim var tümü Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar bile, şirk koştukları varlıklara ve güçlere (gerçekte) uymazlar. Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan söylemektedirler."
(Yunus Suresi, 66)

Su Altı Dünyasından Dış Dünyaya Kusursuz Geçiş 

evreler
Dişi sivrisinekler yumurtalarını yaz aylarında ya da sonbaharda suya bırakırlar. Bir süre sonra yumurtadaki larva, suyun içinden çıkarak dış dünyaya eksiksizce yaratılmış olarak adım atar. Sivrisineğin; 

  • Uçabileceği kanatları; 
  • Isıracağı canlının dokularını uyuşturacak, kanın pıhtılaşmasını engelleyecek özel sıvısı; 
  • Avının yerini saptayan özel algılama sistemi; 
  • Karşı cinsin kanat çırpma frekansını bile ayırt edecek kadar üstün algı yeteneği; 
  • Mükemmel görme yeteneği su altında oluşur.


Kısacası sivrisinekler su altından, dış dünyaya ihtiyaçları olan her şey tamamlanmış olarak çıkarlar. Allah her türlü yaratmayı bilen ve yarattıklarını kusursuzca var edendir. Bir ayette şöyle buyrulur:

“İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka İlah yoktur. Herşeyin Yaratıcısı'dır, öyleyse O'na kulluk edin. O, herşeyin üstünde bir vekildir.” 
(Enam Suresi, 102)

8000 Bölmeli Petek Gözler

sinek-gozu

Sivrisineği önemli kılan bir diğer özelliği ise, müthiş komplekslikte binlerce merceği olan gözleridir. Bir sinek, başının sağ ve sol taraflarında 4000'er ayrı bölme bulunan, toplam 8000 bölmeli petek gözlere sahiptir. Bu 8000 bölmenin her birinde, görüntüyü farklı açılardan gören birer mercek vardır. Sinek bir çiçeğe baktığında çiçeğin tüm görüntüsü, sineğin sahip olduğu 8000 ayrı mercekte ayrı ayrı belirir. Sineğin beynine ulaşan bu farklı görüntüler, bir yap-boz oyunundaki parçaların birleşmesi gibi birleşirler. Bu binlerce farklı parçanın birleşmesi sonucunda ise sinek için anlamlı bir çiçek görüntüsü oluşur. (How Come? Planet Earth, Kathy Wollard, Workman Publishing, New York, 1999, sf. 116) 

Sinek son derece küçük bir canlıdır. Gözlerinde binlerce mercek bulunması, gördüklerini anlamlı hale getirecek bir beyin sistemine sahip olması olağanüstü bir durumdur. Bizler ancak bu canlıyı incelediğimizde bu bilgiye sahip oluruz. Oysa yeryüzündeki tüm sinekler, yaratıldıkları ilk andan itibaren bu mükemmel yapıya sahiptirler. Çünkü onlar da, yeryüzündeki canlıların tümü gibi, Allah'ın yarattığı birer mucizedirler; araştırıp inceledikçe insanı hayrete düşüren eşsiz yaratılış harikalarıdırlar. (Darwinistler Neleri Düşünmez

Sadece birkaç milimetrelik bir alan içine 8000 tane mercek yerleştirebilecek ve bunların her birine görme yeteneği verebilecek bilgi ve teknoloji günümüzde mevcut değildir. Bunların ışığı algılamasını sağlayacak ve bu algıyı mükemmel bir şekilde görülür hale getirecek bir sinir sistemini oluşturmak ise imkansızdır. Sahip olduğu üstün bilgi ve tecrübeye rağmen insanın bir benzerini meydana getiremediği bu mükemmel yapının tesadüflerle ortaya çıktığı iddiasının bir inandırıcılığı olabilir mi? Elbette böyle bir şey mümkün olamaz. Tesadüfler, bu canlının sahip olduğu 8000 mercekten sadece bir tanesini, hatta bu mercekleri oluşturan sayısız hücrenin tek bir proteinini bile oluşturamazlar. Her varlığı mükemmel detaylarla yaratan, küçücük bir sinekte olağanüstü bir donanım var eden ve insanlara bunları anlayıp düşünmeleri için akıl ve vicdan veren, varlıkların tümünü her an gören ve her an gözeten Yüce Allah'tır.

"Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de."
(Hac Suresi, 73)