Sesimizdeki Kimlik

İnsan, her konuştuğunda gerçekte büyük bir mucizeye şahitlik etmektedir. Her istediğinde rahatlıkla konuşabilen bir insanın bunu gerçekleştirebilmesi, muazzam bir ekip çalışmasıyla mümkün olur. Dil, damak, ses telleri, dudak ve akciğerler gibi organlardan kurulu bu ekibin uyumu sonucunda ise her insana özgü farklı ses tonları meydana gelir. Aynı konuşma organlarına sahip olmalarına karşın, her insanın seslerinin farklı olması, kuşkusuz “bir örnek edinmeksizin yaratan” Rabbimiz'in şanındandır. 

Sesin oluşması ise şöyle gerçekleşir: Konuşurken nefes veririz. Bu nefes konuşmanın karakteristiğini etkileyen en az 11 noktadan geçer. Ses, ilk olarak akciğerlerden nefes borusu ile yukarı doğru çıkan havanın, gırtlakta bulunan iki adet ses telini titreştirmesi sonucu oluşur. Ses telleri, konuşulmadığı zamanlarda 'V' şeklindedir ve her iki yana açıktır. Konuşma sırasında orta hatta bir araya gelirler ve 'II' şeklini alırlar. Bu teller, ince seslerin çıkartılması için daha çok gerilir ve titreşir. Kalın seslerde ise bunun tam tersi bir mekanizma çalışır. Ses; gırtlaktan çıktıktan sonra ise, dil kökü, dil, dişler, dudaklar gibi organlarımız ile son şeklini alır. Bu sırada geniz, burun boşluğu ve sinüslerde titreşerek kendimize ait ses karakteri ortaya çıkar. Her insanın bu organlarını kullanış şekli farklıdır. Bu nedenle de herkesin kendine ait bir ses tonu vardır. Bu sayede, görmesek de, çoğu zaman telefonu açar açmaz 'alo' deyişinden telefondaki kişiyi tanırız. 

Bugüne kadar birbirinden farklı ses tonlarıyla yeryüzünde milyonlarca insan yaşamıştır ve yaşamaktadır. Yüce Allah dileseydi, tüm bu insanların kullandığı ortak bir ses tonu olabilirdi. Örneğin, Allah bütün kuzuların, kuşların ve aynı türdeki birçok canlının seslerini aynı yaratmıştır. Seslerinden onları ayırt etmek mümkün değildir. Allah insanları da bu şekilde yaratabilirdi. Bütün insanlar aynı sesle konuşabilir, her yerde aynı ses tonunu işitebilirlerdi. Kendi sesimiz, annemizin sesiyle, arkadaşlarımızın veya komşumuzun sesi ile aynı olabilirdi. Bunun yanında aynı ses tonuyla bütün insanların telefonla irtibat kurmaları pekçok açıdan riskli ve güç olurdu. Çünkü, herkes birbiri adına konuşma yapabilir, bu durumda insanları ayırt etmek mümkün olmazdı. Ayrıca birbirinden farklı güzellikteki insan sesleri olmayacağından; ya tek düze bir müzik anlayışına sahip olurduk ya da 'ses sanatçısı' diye bir kavram olmazdı. 

Konuşma Mucizesi

Her insan belli bir yaşa gelince konuşmaya başlar Ortalama olarak herkes aynı yaşlarda konuşmaya başladığı için bu durum çok tabii görünür Bu nedenle konuşmak çok sıradan bir şeymiş gibi algılanır ve üzerinde pek düşünülmez Oysa konuşmayı hiç bilmeyen bir kişinin, birden bire konuşmaya başlaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Çocuğun henüz hiçbir şey bilmiyorken konuşmaya başlaması çok büyük bir mucizedir Çünkü en basit olarak bilinen diller bile, kelimeleri kompleks dil bilgisi kuralları ile kullanmayı gerektirir Dil bilgisi kurallarıysa kelimelere cümle içinde farklı anlamlar kazandıran tamamiyle matematiksel ilişkilerdir.

 

6000 Değişik Dil Vardır

Dil hakkında cevapsız kalmaya devam eden soruların sayısı oldukça fazladır İki üç yaşında bir çocuk nasıl konuşmaya başlar? Bunu, etrafında konuşulanları dinleyerek mi öğrenir? İnsanlar, henüz dil bilimcilerin bile tam olarak anlayıp ortaya koyamadıkları dil bilgisi kurallarını nasıl öğrenmiş olabilirler? Kelimeler nasıl oluyor da bu kadar karmaşık kurallara uygun şekilde ağzımızdan dökülüyor? Kelimeler ve cümleler nasıl ve nerede anlam kazanıyor? Neden 6000 değişik dil oluşmuş? Niçin sadece insan konuşabiliyor da başka canlılar konuşamıyor? Zihnimizde ne oluyor da, bunlar kelimelere ve cümlelere dönüşüyor? 
Konuşmanın öğrenmekle kazanılmadığı son derece açıktır Bize bildiğimiz binlerce kelimeyi, o kelimelerin oluşturduğu karmaşık cümle yapılarını kimse öğretemez Örneğin siz konuşurken son derece düzgün cümleler kurarsınız; oysa kurduğunuz cümlenin altında yatan oldukça karmaşık dil kurallarını bilmeden, bu detayların farkında olmadan, hatta belki de çoğu cümleyi hayatınızda ilk kez kurduğunuz halde hiç zorlanmazsınız Bu karmaşık dil bilgisi kurallarını, bütün hayatlarını dilleri incelemeye adamış dil bilimciler hala tanımlayamamışlardır 

İnsanın Konuşma Becerisi Matematiksel Bir Sırdır

Dil kurallarının sayısını, cümlelerin sonsuza yakın sayısı ile kıyaslayan ünlü dil bilimci Lieberman, dilbilgisi kurallarının tam olarak ortaya konamadığını belirtmektedir Oysa 3 yaşındaki bir çocuk dil bilimcilerin açıklayamadıkları bu kuralları kullanarak konuşmaktadır 
Açıklayamadığımız ama farkında bile olmadan bağlı kaldığımız dilbilgisi kurallarını bizim geliştirmediğimiz de ortadadırDil bilgisi kurallarını hazır olarak bulur ve kullanırız İşte bu nedenle, insanoğlu için konuşma becerisi hala tam anlamıyla matematiksel bir sırdır 
Ağzımızdan dökülen cümleleri biz kontrol etmiyorsak, cümleleri düzenleyen başka bir güç olması gerektiği çok açıktırİnsana konuşmayı, cümleleri nasıl kuracağını ilham eden, bu bilgiye sahip yaratıcı bir gücün varlığı kesindir Allah insanlara konuşmayı ilham eder ve onları konuşturur Allah dilemeden bir insanın konuşabilmesi mümkün değildirKonuşma becerisini insana yüce Allah vermiştir Bu bilimsel gerçekleri Rabbimiz bir Kuran ayetinde şu şekilde bildirir:

"Kendi derilerine dediler ki: 'Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?' Dediler ki: 'Herşeye nutku verip-konuşturan Allah, bizi konuşturdu Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz'"
(Fussilet Suresi, 21)
 

sevimli-kiz

Bildiğimiz Farklı Diller Birbirine Nasıl Karışmıyor?

İki dil bilen kişilerin konuşurken iki dili birbirlerine karıştırmadıkları herkes tarafından bilinir Günümüzde, gelişmiş tekniklerle yapılan çalışmalar, Allah'ın beynimizde farklı dilleri karıştırmamızı engelleyen filtreye benzer bir düzen yarattığını ortaya koymaktadır 
Son teknoloji ürünü aletler, konuşurken beynimizin belirli bölgelerinde oluşan elektriksel değişiklikleri göstermektedir Bu tekniği kullanan bir grup bilim adamı İspanyolca ile Katalanca (İspanya'nın kuzey doğusunda konuşulan bir dil) konuşan insanlar üzerinde bir çalışma yürüttü Yapılan gözlemler sonucunda uzmanlar iki farklı dil konuşan kişiler için "ilk olarak beyinlerindeki sözlükten kelimeleri tarayarak bir dilin diğeri ile karışmasını engelliyorlar" şeklinde açıklama yaptılarKonuşanlar bir dilden diğerine geçtiklerinde, o dile ait olmayan kelimeleri tanıyan ve dışlayan filtreleri değiştirmektedirlerAsıl sorun insan beyninin bunu nasıl kontrol edebildiğidir
Kuşkusuz konuşabilmemizi sağlayan ağız, dil, dudak, ses telleri, sinirler, beyin ve diğer organlarımızla birlikte bizi yaratan Allah, on binlerce kelimeden oluşan dilleri karıştırmadan kelimeleri akıcı bir şekilde ağzımızdan çıkarmamızı da sağlamaktadır Yüce Allah bu gerçeği Kuran'da şöyle bildirmektedir:

"İnsanı yarattı Ona beyanı öğretti"
(Rahman Suresi, 3-4)
 

İki üç yaşında bir çocuk nasıl konuşmaya başlar? Bunu, etrafında konuşulanları dinleyerek mi öğrenir? İnsanlar, henüz dil bilimcilerin bile tam olarak anlayıp ortaya koyamadıkları dil bilgisi kurallarını nasıl öğrenmiş olabilirler?